Güzel Tablo

İletileri Göster - mavi

İletileri Göster

Mesajlar | * Konular | Eklentiler

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz

Konular - mavi

Sayfa: 1 2 3 4
1
Diğer Teknikler / Onların tuvali dev yumurtalar
« : 16 Mart 2014, 09:32:59 »




2
Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’ne hoş geldiniz.

Üniversitemizin İstanbul’daki özellikli konumundan, barındırdığı kültürel değerlerden ve akademik önceliklerinden aldığı destekle kurulan fakültemizde eğitim 2004 yılından bu yana sürmektedir. Başlangıçta Endüstri Ürünleri Tasarımı, Grafik Tasarım ve İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümlerinden oluşan lisans programlarımıza 2007’de Tiyatro Bölümü, son olarak da 2013’te Mimarlık Bölümü katılmıştır. Bu programlara ek olarak fakültemiz öğretim üyelerince yürütülmekte olan Tasarım, Film ve Drama, ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Lisans Programlarımız mevcuttur.

Fakültemizi benzerlerinden  ayrıştıran, farklılığımızı vurgulamakta öne çıkan özelliğimiz her bölümüzün odaklandığı çalışma alanlarının yanısıra farklı alanların birarada bulunmasınının getirdiği yenilikçi ve interdisipliner çalışma olanaklarıdır. Bu kapasitenin getirdiği özgün kimlik sayesinde yaratıcı, sorumluluklarının bilincinde, kültür, sanat ve tasarım dünyasındaki gelişmelere açık, analitik, eleştirel, bağımsız, kalıpların dışında düşünebilen tasarımcılar, sanatçılar ve araştırmacılar yetiştirmekteyiz.

Başlangıçtan bu yana hızla zenginleşen kadromuz yurtdışı deneyimi olan, konusunda yetkin, çalışmalarıyla tasarım, sanat ve bilime uluslararası düzeyde katkıda bulunan öğretim elemanlarından oluşmaktadır. Bu bağlamda sanat ve tasarım alanlarındaki güncel gelişmelere paralel olarak sürekli güncellenen eğitimimiz sektörle işbirlikleri, uluslararası bağlantılar ve çeşitli ders dışı etkinliklerle zenginleşmekte. Akademik kadro ve öğrenciler tarafından yürütülen çalışmalar, yurtiçi ve yurtdışı kurumlarla mesleki ve akademik işbirliklerimizi atölye çalışmaları, sergiler, paneller, konferanslar, tartışma platformları aracılığıyla kamuoyuyla paylaşmaktayız. Bu etkinliklerde sizleri aramızda görmek bizi mutlu edecektir.

 
Sanat ve Tasarım Fakültesi Tanıtım Kitapçığı

http://www.khas.edu.tr/uploads/pdf-doc-vb/tanitim/stf.pdf

3
Duyurular / Sitemize hosgeldiniz
« : 14 Ekim 2013, 16:31:17 »
Merhaba,

Sitemize hosgeldiniz, ilk is olarak asagidaki baslikta kendinizi kisaca tanitabilirsiniz.

http://www.guzeltablo.com/index.php?board=4.0

Keyifli forumlar

4
Mutfak / İngilizlerin mutfaktaki yeni aşkı: Hellim
« : 26 Eylül 2013, 14:37:40 »
Hellim peyniri çok yakın zamana değin yemekte çeşniyi arayan İngilizlerin sofralarına özel günlerde davet ettiği egzotik bir yabancıydı.




Ama ne olduysa oldu ve hellim, jet hızıyla popülerleşti.

Şu günlerde arka bahçesinde mangal yakıp bira kutularını buzluğa atanların vazgeçilmezleri arasında, şişlere geçirilmiş hellim peyniri de var.

Hellim, sayıları giderek artan vejetaryenlerin mangal partilerinde aç kalmamalarını sağlayan bulunmaz bir nimet.

Vejetaryenler, şişe geçirilmiş hellim tanelerinin tavuk olmadığını birkaç kişiye sorup teyit ettirdikten sonra, domates ve biberlerin arasında kızarıp yumuşamış hellime iştahla girişiyor.

Kıbrıs'ın medarı iftiharı olan hellim genellikle inek sütünden üretiliyor. Ama koyun ya da keçi sütünden yapıldığı da oluyor.

Adam başına 8 kg tüketim

Erime noktası yüksek olduğu için ızgarada ya da tavada kendi yağıyla pişirilmeye uygun bir peynir.

Hellim, Kıbrıs mutfağının köşe taşlarından biri. Adada kişi başına yılda ortalama 8 kg hellim tüketilmesi bunun açık bir kanıtı.

Avrupa Birliği'nde ise hellimin tahtı, İngiltere'de. Bunu en çok hellim tüketen ikinci Avrupa ülkesi İsveç izliyor.

İngilizler kıta Avrupa'ya kıyasla daha mütevazı bir peynir kültürüne sahip. Fakat Kıbrıs'tan İngiltere'ye göç etmiş olan toplum, peynir konusunda İngilizlerin damak tadını zenginleştirmeyi başarmış.

Önde gelen süpermarket zincirlerinden Tesco, 2011-2012 döneminde hellim satışlarının yüzde 35 arttığını belirtiyor.

Akdeniz mutfağının cazibesi

Daha lüks gıda ürünlerini satan Waitrose market zinciri ise, yüzde 104'lük bir artışla övünüyor.

Daily Telegraph gazetesinin yemek yazarı Rose Prince, hellimin popülerliğinin iki ana nedeni olduğunu düşünüyor. İngilizlerin Akdeniz mutfağını keşfettikçe daha çok sevmeleri ve televizyonlarda kıran kırana bir rating rekabetine giren meşhur aşçıların farklı tatları denemeye hevesli yeni bir nesil yetiştiriyor oluşu.

Hellim artık belli başlı lokanta zincirlerinde patates kızartması gibi ana giriş yemekleri arasında yer alıyor. Nando's lokanta zinciri, hellim tabağını sipariş edenlerin sayısında 2010'dan bu yana kaydettikleri yüzde 138'lik artıştan çok memnun.

Hellim mi, hallumi mi?

Satışlardaki bu hızlı artış, Kıbrıs'taki üreticileri harekete geçirdi. Hellim peynirinin kökenini ''hallumi'' adı altında adanın güneyindeki üreticilere bağlayan bir Avrupa Birliği kararının çıkarılmasını istiyor ve böylece kendilerini rekabetten korumayı amaçlıyorlar.

Ancak bu girişimlerinde şimdiye değin başarılı olamadılar. Peynirin üretim şekli ve tadının standartları konusunda henüz bir görüş birliğine varılmış değil.

Ayrıca AB nezdinde böyle bir girişimin önündeki diğer bir engel, adanın kuzeyinde ve Türkiye'de ''hellim'' adı altında üretilen peynirin ticari statüsünün ne olacağı konusundaki tartışmaya dayanıyor.

gazeteport

5
Spor / "Her geçen gün daha iyi olacağız"
« : 26 Eylül 2013, 14:35:14 »
Galatasaray derbisinin kaybedilmesi ve yaşanan olaylarla ağır yara alan Beşiktaş'ta genel hava olumlu. İlk 5 hafta sonunda 12 puan toplayan ve zirveyi Fenerbahçe ile paylaşan siyah-beyazlıların futbol direktörü Önder Özen, takımdan memnun olduklarını söyledi.
Kulübün resmi sitesine değerlendirmede bulunan Özen, "oyun kalitemiz her maç artıyor. Oyuncularımızın maç disiplini yakalamalarıyla eforlu maçlar çıkarabildiklerini gördük. 5 maçta 4 gol yedik. Yediğimiz gollerin hiçbiri üzerimizde bir baskı oluşturarak atılan goller değil, maalesef bireysel hatalardan gelen goller. Takım savunması konusunda mesafe kaydettiğimizi düşünüyorum. Rahat pozisyona girip güzel goller atıyoruz. İyi ve formda oyuncular sahibiz. Milli takımlara çok sayıda oyuncu gönderdik, göndermeye de devam edeceğiz" diye konuştu.
Bu haftaki rakipleri Medical Park Antalyaspor'u hafife almayacaklarını belirten Önder Özen, "Antalyaspor ilk 5 hafta itibariyle gerilerde kalmış olabilir ama Beşiktaş’a karşı oynamanın ekstra motivasyonuyla sahada olacaklar. Takımımızın bu tür maçlardan galip ayrılabilecek gücü var" ifadelerini kullandı.




NTV

6
Spor / Antrenman yardımcı antrenörlerin!
« : 26 Eylül 2013, 14:34:17 »
Galatasaray, Çaykur Rizespor maçının hazırlıklarını sürdürüyor.
Teknik Direktör Fatih Terim'in görevden alınmasının ardından Florya'da gözler tecrübeli çalıştırıcının yardımcılarına çevrilmişti. Hasan Şaş,Ümit Davala ve Claudio Taffarel'e görevden alındıklarına dair henüz tebligat yapılmadı.
Sarı-kırmızılıların bugünkü antrenmanı da Hasan Şaş, Ümit Davala ve Claudio Taffarel yönetiminde yapıldı.
Çalışma yaklaşık 75 dakika sürdü. Galatasaray'ın Fatih Terim’siz yaptığı ilk antrenman salonda gerçekleşmiş ve  kondisyon çalışmasında performans uzmanı Scott Piri takımın başında yer almış



7
Şiir ve Edebiyat / 41. Oda: Mardinkapı'ya ilk roman ödülü
« : 26 Eylül 2013, 14:23:45 »
 Everest Yayınları'nın "gizli romancılara" şans tanımak ve Türk edebiyatına yeni isimler kazandırmak amacıyla bu yıl dokuzuncusu düzenlendiği Everest Yayınları İlk Roman Yarışması'nın sonuçları belli oldu.

Cemil Kavukçu, Semih Gümüş, Müge İplikçi, Erendiz Atasü ve İnci Aral'dan oluşan seçici kurul, Arzu Arınel'in "41.Oda: Mardinkapı" adlı romanını ödüle layık buldu.

Kitap, Kasım ayında Everest Yayınları tarafından yayınlanacak. Arzu Arınel'e ödülü, 2 Kasım'da İstanbul Kitap Fuarı'nda törenle verilecek.

Arzu Arınel, 1959 yılında Bursa'da doğdu. Uludağ Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'ni bitiren Arınel, çeşitli gazete, radyo ve yapım şirketlerinde muhabir, köşe yazarı ve editör olarak çalıştı. Son olarak, Medyapım bünyesinde, Teketek, Başka Yerde Yok, Guinness Rekorları, Şaka Gibi, Kim 500 Milyar İster gibi programların editörlüğü ve yabancı formatlı program çevirmenliği görevlerinde bulundu.

Arınel, 1991-1993 yılları arasında Çağdaş Gazeteciler Güney Marmara Şube Başkanlığı yaptı.

İstanbul'da yaşayan Arzu Arınel halen Murat Gülsoy'un Yaratıcı Yazarlık Atölyesi'ne devam ediyor.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25468508/

8
Natürmort / Natürmort resim nedir?
« : 17 Eylül 2013, 16:35:13 »
* Natürmort Resim:
Natürmort, hareketsiz durgun doğa anlamına gelmektedir. Hareketsiz, yani dalından koparıimış meyve ve sebzelerin, bazı günlük eşyaların, vurulmuş kuşların, balıkların resimlerine de natürmort resim denir. Doğadan yapacağımız bu tür çalışmalara, hareketsiz konulardan başlamak yerinde olur. Önce kitap, kutu, çanta, masa gibi düz çizgili ve gölgeleri belirli olan eşyalardan başlamalı, sonra da testi, sürahi, vazo gibi yuvarlak biçimli eşyaların resimlerinin yapılmasına geçilmelidir. Daha sonra da sebzeler, meyveler, çiçekler modelolarak alınmalıdır. Natürmort çalışmalarında modeli hazırlamak, resim yapmak kadar önemlidir.

* Model hazırlarken dikkat etmemiz gereken noktalar:
1. Model göz seviyesine uygun olarak düzenlenmeli; ne çok yukarıda ne de çok aşağıda olmalıdır.
2. Modele olan uzaklığımız 3-4 metreyi geçmemelidir. Sınıf ya da atölyede çalışanların sayısı fazlaysa, çalışanlar bu uzaklığı koruyacak şekilde yerleşmelidir.
3. Modelin konulduğu yer ve bu yerin etrafı göze hoş görünmüyorsa, uygun renklerdeki kumaş parçaları ile fon yapılmalıdır. Modelde sıcak renkler çoksa, fon için kumaşın rengi soğuk renklerden seçilmelidir.
4. Modelde yuvarlak biçimler varsa, fonda dik çızgiler olmalı, model de hareketli çizgiler çoksa fon sade olmalıdır.
5. Modele ışık belli bir yerden gelmelidir. Her yönden gelen ışık, modelin biçim ve renk değerlerini iyi göstermez.
6. Modelolarak seçilen eşyalar birkaç tane ise, bunların biçimleri değişik olmalıdır.
Aynı cinsten eşyalar varsa, değişik durumlarda düzene sokulmalıdır. 
 


9
Mutfak / Şeftali yaşlanmayı yavaşlatıyor
« : 22 Ağustos 2013, 17:24:43 »
Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber, şeftalinin gün boyunca hava, su ve diğer çevresel faktörler nedeniyle ve yediklerimiz/içtiklerimiz sebebiyle vücudumuzda oluşan sağlığımız açısından zararlı ve yaşlanmayı hızlandırıcı serbest radikallerin bedenden atılmasına yardımcı olduğunu söyledi.

Şeber, yaptığı açıklamada, şeftalinin, yaz sofralarının vazgeçilmez meyvelerinden biri olduğunu, tadı ve kendine has kokusu ile bizi kendine çeken bu meyvenin sağlık açısından da birçok faydası olduğunu ifade etti. Şeber, şeftalinin 100 gramının sadece 39 kalori içerdiğini, 1 orta boy şeftalinin yaklaşık 70 kalori olduğunu, diyetlerde 1 adet şeftalinin 1 porsiyon meyve yerine geçtiğini kaydetti. Şeber, şeftalinin antioksidan kaynağı oluğunu anlatarak, "Gün boyunca hava, su ve diğer çevresel faktörler nedeniyle ve yediklerimiz/içtiklerimiz sebebiyle vücudumuzda oluşan sağlığımız açısından zararlı ve yaşlanmayı hızlandırıcı serbest radikallerin bedenimizden atılmasına yardımcıdır. Besinlerin antioksidan içeriklerine göre verilmiş puanlama olan ORAC değeri yarım şeftali için 1814’tür. Zeaksantin, lutein ve beta-kriptoksantin isimli antioksidanları içerir" dedi.
 
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİYOR

Şeftalinin bağışıklık sistemini güçlendiren, kas yapımına yardımcı, deri hücrelerinin yenilenmesinde rolleri olan C vitamininden zengin bir kaynak olduğuna dikkat çeken Şeber, şunları kaydetti:




"Günde 1 adet şeftali tüketerek günlük C vitamini ihtiyacımızın yüzde 12’sini karşılayabiliriz. Şeftali, vücutta A vitaminine dönüşen beta-karotenlerden zengindir. A vitamini; görme fonksiyonlarımız ve solunum sistemimiz açısından önemlidir. Yeterli A vitamini alanların akciğer kanserine yakalanma risklerinin daha düşük olduğu bilinmektedir. Yüksek kan basıncını düşürmek için tuzu azaltmanın yanı sıra, yüksek potasyumlu beslenmek gerekir. Bir adet şeftali ortalama 300 mg potasyum içerir ve bu içeriği ile zengin potasyum kaynağıdır. Şeftali, içerdiği beta-karotenler ile daha kolay bronzlaşmamıza da destek olan bir meyvedir."

Kaynak hurriyet.com.tr

10
Füzen / Füzen Nedir? Nasıl Çizilir? Füzen Örnekleri
« : 22 Ağustos 2013, 17:15:50 »
Füzen Nedir? Nasıl Çizilir? Füzen Örnekleri

Füzenle resim yapımı bilinen en eski sanat türlerindendir. Eski Yunanlılar,söğüt asma ya da ceviz ağacının kömürleşmiş dallarını , günümüzdeki füzen kalemi yerine kullanmışlardır ve bu sistem hala benzer sekilde kullanilmaktadir. Piyasada füzen icin özel olarak imla edilmis ürünleri piyasada bulabilirsiniz.

Füzen, canlı modellerden yapılan resim çalışmalarında , desen çizimlerinde ve yağlıboya resimler için eskiz çalışmalarında kullanılacak en uygun malzemedir.

Füzen çabuk dağılan bir malzeme olduğundan eski bir bez parçasıyla ya da bir hamur silgisiyle kolayca silinebilir. Kağıt çubuk ya da parmak kullanarak füzenle gölgeleme ya da leke yapmak oldukça kolaydır.

 Füzen için;
Resim çizerken kullanılan, taflan çubuklarından yapılan kalem, kömür kalem.

Kömür kalemle yapılmış resim.


Füzen Örnekleri;











11
Desen / Desen nasil cizilir? Youtube video anlatim
« : 22 Ağustos 2013, 17:10:09 »
Asagidaki linkte desen nasil cizilir, Youtube video anlatim ile ögrenebilirsiniz.

http://www.youtube.com/watch?v=S0VvWHsiqZE

12
Desen / Desen çalışmalarında dikkat edilecek hususlar
« : 22 Ağustos 2013, 17:08:48 »
Hepimiz resme kalemlerle, boyalarla bir şeyler çizerek başlamısızdır.Çizgilerle yapılan resim çalışmalarına desen denir, kalem , fırça ve çeşitli uçlarla çalışılabilinir. Bedri Rahmi Eyüboğlu kitabında" resmi dört atlı çeker; çizgi, leke, renk , benek" der.Desen çalışmaları sadece çizgilerle yapıldığı gibi , çizginin yanında lekeler de kullanılabilinir,renkli de olabilir, o zaman desen tanımı için "renk kaygısı duyulmadan yapılan resimlerdir diyebiliriz. İyi bir resim yapabilmek sağlam bir desen bilgisinden geçer.Bazılarını görürsünüz pat diye modern resme geçerler ve alt yapıları zayıf kalır, resimlerinde bir eksiklik hep hissedilir . Desen çalışmalarındaki özellikler klasik ve modern resimde değişmez.

1-Çizimimiz canlı bir nesne ise kağıdın üst tarafında bir köşeye küçük bir krokisini çizin . Bu çizimde hareketi, bütünü yakalamanızı kolaylaştırır. Konuyu tanımak , anatomiyi bilmek , iyi bir desen çalışması için gereklidir.

2-Kalem hiç bastırılmadan çok hafif çizgilerle araştırıcı çizgi dediğimiz çok çizgili çalışılır. Daha sonra istediğimiz çizgileri kuvvetlendiririz .Çizgiler bilek hareketi ile değil kol hareket ettirilerek çizilir. Ben öğrencilerime silgi kullandırmazdım ,silgiyi son aşamada değişik bir form yakalamak için kullanabilirlerdi .Sıkça silmek yerine iyi görmek doğruyu çizmek amaç olmalı.

3-"Az çiz çok bak" kuralınız olmalı,bakarız ama göremeyiz.Çizime başlamadan önce konuyu incelemeli, kompozisyonu tasarlamalı ondan sonra çalışmaya başlamalı .Çoğu zaman öğrenciler modele bakarak çalıştıkları halde bambaşka şeyler çıkar bu modeli inceleyip onun özelliklerini göremedikleri, kafalarındaki şekli çizdikleri içindir . Desen çalışmalarında bakmak ve bütünü görmek çok önemlidir.

4-Kullandığımız çizgiler modelin değişik yerlerinde farklı olur, bir insan vücudunu çalışırken omuzlardaki çizgiler,kollardaki çizgiler ve diğer kısımlardaki çizgiler farklıdır.Bir kadın vücudu ile erkek vücudundaki çizgiler de farklıdır. Bu çizgi farklılıkları modelin ışık- gölge durumu ile de farklılıklar gösterir.Yumuşak bir çizgiden sert bir çizgiye geçerken birden geçilmez arada geçiş çizgileri kullanılır . Tabii bu yazdığımız kuralların hiç biri kesin kurallar değildir,bilmemiz gereken zaman zaman uygulamamız gereken bilgilerdir . Sanat sonsuzdur ve sanatçının yaratıcılığı oranında yol alınır . Modern resimde sanatçılar bu estetik bilgiler ışığında kendi modellerini çizerler.

5-Desene ilk başlayanlar için sade ve hareketsiz modeller tercih edilmeli Çizemediğimiz yerlerde takılı kalmayın,ara verin dinlenin , modeli inceleyin, yardımcı çizgilerle kontrol edin . Canlı model çalışmalarında bazı kısımları çizemedikleri için ümitsizliğe kapılan kişiler gördüm.Ne kadar çok çizim yaparsak bir sonraki çizimler o kadar kolay olur.

Bu maddelere bakarak desende en önemli hususları şu şekilde söyleyebiliriz. Ben bu sayfada bu yazacağım maddeleri açıklamaya çalışacağım

1- Hareket , 2- Oran ,3-Çizgi değerleri , farklılıkları , 4- İki boyutlu mu , yoksa üç boyutlu mu?, 5- Doğaya sadık mı kalınacak yoksa doğanın özüne mi inilecek .




Çizimde yararlanacağımız diğer bir yardımcı unsur da geometrik şekillerdir. Her varlığın temel bir şekli vardır . Resim yapılırken bu şekil tespit edilir ona göre çizim yapılır . İnsan başını resmederken oval bir şekil çizilerek içine parçalar yerleştirilir. Her insanın kendine özgü bir yüz şekli vardır , yine burnu , ağzı, kulakları vs herkesde farklı farklıdır bunlar incelenip doğru çizilirse resmimiz modele de benzemiş olur. Ayrıca insan yüzünün anatomik yapısını bilmek de çizimde bize kolaylık sağlar

Eskiz Çalışmaları




Desen çalışmalarında kısa süreli çizimlerdir, hareketli bir anı , figürün o anki duruşunu yakalamak amacıyla kullanılır. Normal bir desen çalışmasında kullanılan çizgi , leke, gölgeleme gibi unsurları barındırsa da ayrıntılara fazla girilemez. (Süre ve hareketin değişeceği düşünülerek) Yapacağımız bir çalışmada kullanacağımız bazı figürler için eskizler çizmemiz gerekebilir , veya göz eğitimi, hareketi ve oranları doğru yakalama gibi konuların geliştirilmesi için de bu çalışmalar yapılabilinir . Ayrıntılara fazla girilmediği için bütünü görmek de kolaylaşır.

Konunun devami icin asagidaki linke tiklayin lütfen

http://www.resimhocasi.com/desenresmi.html

13
Hassas bir dengesi olan bağışıklık sistemi, yabancı maddelere saldırırken, vücudun kendi dokularına dokunmuyor.
 
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, bu dengeyi değiştirmenin kanser tedavisinde yeni tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğine işaret ediyor.
Philadelphia Çocuk Hastanesi'nde yapılan araştırmanın sonuçları Nature adlı tıp dergisinde yayımlandı.
Bağışıklık sisteminin vücudun kendi dokularına saldırmasının neden olduğu, Tip 1 diyabet ve MS gibi birçok hastalık var.
Oto-immün hastalıkları ve kanser araştırmalarında kapsamında T hücreleri (Treg) üzerinde şimdiye kadar birçok çalışma yapıldı.
 
'Fren kaldırıldı'
T hücreleri, bağışıklık sisteminin bir parçası. Bu hücreler, bağışıklık sistemini vücuda saldırmaması için frenliyor.
ABD'de yapılan yeni araştırma kapsamında Treg'e müdahale edildi. Bir anlamda kanserli hücrelere saldırması için bağışıklık sisteminin freni devre dışı bırakıldı.
Araştırma ekibinden Dr. Wayne Hancock, "Treg hücrelerin fonksiyonunu, oto-immün reaksiyonuna izin vermeden tümörlere saldıracak şekilde azaltacak bir yol bulmamız gerekiyordu" dedi.
Araştırmacılar, T hücrelerinin etkin bir şekilde çalışmasını sağlayacak kimyasalları olmayan fareler yetiştirdiler. Sonra normal farelerde aynı etkiyi yaratan bir ilaç kullandılar.
İki deneyde de bağışıklık sistemi, bir tür akciğer kanserinin büyümesini sınırladı.
Uzmanlar, bu yöntemin kanser hastalarında kullanılması için ileri testlere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

kaynak gazeteport.com.tr/haber/143188/bagisiklik-sistemini-kanserle-savastiracak-yontem

14
Serbest Köşe / Göbekli Tepe
« : 21 Ağustos 2013, 17:49:13 »



Halen birçok sır saklayan dev anıtların bulunduğu antik yapının, Büyük Köpek Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Sirius’a tapınmak için inşa edildiği öne sürüldü.
   
Dünyanın en önemli antik eserlerinden biri olan 11 bin yıllık Göbekli Tepe’nin, Sirius yıldızına adandığı öne sürüldü.
 
En az 20 daire şeklinde çevrelenmiş alandan oluşan Göbekli Tepe, 1990’lı yıllarda başlayan kazılara rağmen halen tam olarak ortaya çıkarılmış değil. Alandaki dairesel alanların her birinin ortasında, devasa, T şeklinde sütun yer alıyor. Bazı sütunların üzerinde aslan gibi yırtıcı hayvan figürleri yer alırken, iki anıttaşı, birbirlerine paralel biçimde yapının ortasında yükseliyor.
 
Neolitik (Cilalı Taş Devri) Çağı hakkındaki tartışmalarda yeni bir sayfa açan Göbekli Tepe, tarımın insnaları yerleşim birimleri kurmaya ve sanat ile dini geliştirdikleri medeniyeti oluşturmaya ittiği düşüncesinden sıyırıyor. Çünkü dev yapının civarında tarımsal hayata ait hiçbir iz bulunmuyor. Bu durum, dinin, eski insan topluluklarında daha önce yer edindiğini öne sürüyor.
 
Göbeklitepe kazılarının başında yer alan, Berlin’deki Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden (DAI) Klaus Schmidt, “Avcı-toplayıcı toplumlara ait eş zamanlı olarak kurulan birçok yerleşim birimi var. Göbekli Tepe, bu yerleşimlerde yaşayan insanlar için bir ibadet yeriydi” dedi.
 
TARTIŞMALAR DEVAM EDİYOR
Newscientist sitesinin haberine göre, İtalyan bir araştırmacı, Göbekli Tepe’nin ne tür bir dini inanışa sahip insanlar tarafından kullanıldığına dair önemli bir iddia öne sürdü.
 
Milano’nun Polytechnic Üniversitesi’nden arkeo-astronom Giulio Magli, tıpkı İngiltere’deki Stonehenge gibi, Göbekli Tepe’nin gök cisimlerinin hareketlerini takip etmek ve onlara tapınmak için yapıldığını iddia etti.
 
Magli, oluşturduğu simülasyonda Göbekli Tepe inşa edildiği zaman gökteki yıldızların konumlarının nasıl olacağını belirledi. İtalyan gök bilimci, Dünya’nın kendi eksenindeki hareketinden dolayı yıldızların son bin yıl içinde konumlarının değiştiğini, bir zamanlar ufuk çizgisine yakın beliren yıldızların farklı konumlarda yükseldiği ve görüldüğünü, yeniden belirmeleri için de binlerce yıl geçebileceğini ifade etti.
 
Gökteki en parlak yıldız olan (Güneş’in ardından) Sirius, Ay, Venüs ve Jüpiter’in ardından gece karanlığındaki en parlak dördüncü gök cismi.
 
‘SİRİUS’U TAKİP EDİYORLARDI’
Magli, antik Mısır takviminin Sirius yıldızının hareketlerinden yararlanılarak hazırlandığına dikkat çekerek, binlerce yıl önce Göbekli Tepe’nin bulunduğu enlemde benzer amaçlara hizmet etmiş olabileceğini belirtti.
 
‘Sirius’un 9300 yıl önce ufuk çizgisinin altında görünür olduğunu’ belirten Magli, “Gökte aniden beliren bir yıldızın, bir dinin doğumuna sebep olduğunu düşünebiliriz” dedi. Magli, “Bence Göbekli Tepe bir yıldızın ‘doğumu’ üzerine inşa edildi” ifadesini kullandı.
 
YILDIZLARLA KONUMLANDILAR
Göbekli Tepe haritaları ve uydu görüntülerini kullanan Magli, iki anıttaşın arasından ve tüm çemberlerin içinden geçen hayali bir çizgi çizdi. Magli, kazılarda ortaya çıkan üç dairesel alanın, Sirius’un ufukta belirdiği M.Ö 9100, 8750 ve 8300 yıllarında gökteki noktalarla aynı hizaya geldiğini öne sürdü.
 
Magli, yaptığı araştırmanın üzerinden geçmesi gerektiğini ve daha doğru hesaplamalarla sonuçları doğrulaması gerektiğini belirtti. Kazılarda dairesel alanların tam olarak ortaya çıkmaması, yapıların yıldız konumlarına göre hazırlanıp hazırlanmadığı hakkında kesin bir fikir sunamıyor.
 
DAI üyesi olan Jens Notroff, “Göbekli Tepe’deki anıtların bir çatısı olup olmadığını hala tartışıyoruz. Eğer zamanında bir çatı varsa, bu yıldızların gözlemlenmesini zorlaştıracaktı” dedi.


kaynak gazeteport.com.tr/haber/143005/sirius_a-tapinmak-icin-insa-edildi

15
Serbest Köşe / Bizimkiler'in Ergun'u hayatını kaybetti
« : 21 Ağustos 2013, 17:45:50 »
78 yaşındaki tiyatro sanatçısı Erdinç Dinçer hayatını kaybetti.




ANKARA - Devlet Tiyatrolarından yapılan açıklamaya göre sanatçının naaşı, 22 Ağustos'ta Urla'da İskele Camisi'nde kılınacak öğle namazının ardından Yağcılar köyü mezarlığına defnedilecek.

İzmir'de doğan Dinçer 1972'de Devlet Opera ve Balesinde balet, 1974 yılında da Hacettepe Üniversitesi Müzik ve Görsel Sanatlar Enstitüsünde araştırma görevlisi olarak çalıştı. 1979-1982 ve 1987-2000 yıllarında DT'de görev yapan sanatçı 2000'de emekli oldu. Dinçer'in yönettiği oyunlardan bazıları şöyle:

"Sözsüz Oyunlar, Mim (Söz Gümüşse), Sözsüz Oyunlar - Mim (Açıl Susam Açıl), Sözsüz Oyunlar - Mim (Sessiz Dünya), Kırmızı Pabuçlar, Sihirbaz ve Oyuncular, Kabare Kabare, Şarkılarımız Ölmesin, Giordano Bruno." (ANKA)

Kaynak: gazeteport.com

Sayfa: 1 2 3 4
Her hakkı saklıdır - Forumda yazılan mesajlarla ilgili sorumluluk yazarlarına aittir.
Güzel Tablo

İnternetteki en güzel tablo ve resimleri bulabileceğiniz kaynak - güzel yağlı boya tablo