Güzel Tablo

AHŞAP OYMACILIĞI NEDİR?

Gönderen Konu: AHŞAP OYMACILIĞI NEDİR?  (Okunma sayısı 2553 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı kardelen

  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 4155
  • Puan 25
  • Cinsiyet: Bayan
    • Profili Görüntüle
AHŞAP OYMACILIĞI NEDİR?
« : 05 Ekim 2013, 20:34:55 »
Ahşap oymacılığı, tahta levhaları istenilen şekilde kesip oymak şeklinde tanımlanabilir Oymak tabiri bir yeri oyarak derinleştirmek veya kazımak manasına gelir Öteden beri manası karıştırılarak yüzeyi düz bırakılmak suretiyle kesilen şekillere de oyma denilmesi yanlıştırFransızca bu işe “de’copaqe” yani etrafını keserek boşaltılmak denir Türkçe’de oyma denildiği zaman ağaç üzerine kalemle oyularak yapılan kabartılma ve müşebbek işler anlaşılır

Halbuki bir şeyin sathı düz kalmak suretiyle etrafı ve içi kesilerek yapılan şekillere oyma demek manayı karıştırır ve o işin ne tür bir iş olduğunu layıkıyla anlatmaz Oymalı bir masa denildiği zaman kabartma tezyinatlı bir masa anlaşılır Kesmek tabiri ise işi hakkıyla ifade etmez Bir şeyi ortasından biçmek ve parçalara ayırmaya da kesmek denir Bu sebeple etrafı ve yalnız şekli kesmek suretiyle yapılan tezyini işlere kesme tabirinin kullanılması münasip olur İnce tahta işlere sadece kesme oymalı veya mukatta oyma demek lazım gelir

Ormanda büyüyen bir ağacın kesildikten sonra bittiği düşünülen hayatı, yeniden başlar ahşap oymacılığı sanatı ile

Parçalara ayrılır, kesilip, biçilir, yeni hayatında, yeni şeklinde yeni görevler üstlenir İnsanlara beşik olur, kucaklayan koltuk olur, yatak, çerçeve, sandık olur Son yolculuğunda bile eşlik eder insanoğluna…

Ahşap süsleme ve oymacılığı işte bu aşamada ortaya çıkar, bazen iç içe desenler bazen çok sade desenler bazen bir tokmak ve oyma kalemi ile bazen de bir çivi üzerinde iz bırakacak her şey ile yapılabilir

Hayal gücümüzün, fiziki imkan ve kabiliyetlerimizin el verdiği ölçüde kendimizi ifade etmenin, duygularımızı anlatmanın bir yoludur ahşap oymacılığı…

TARİHÇESİ

Şekil verilmesi kolay bir malzeme olduğundan ahşapa şekil verme sanatı çok eski çağlara dayanmaktadır Ahşaptan şekillendirilmiş heykellere Mısır'da piramitlerde de rastlanmıştır

Türk tarihinde Türkmenistan'da rastlanan bu sanat, İslami motiflerle birleşerek Endülüs’e, Asya, Avrupa, Afrika kıtalarına yayılmıştır Şu anda Fas, Tunus, Cezayir gibi ülkelerde de ahşap motiflere sıklıkla rastlanılmaktadır

Yapılan araştırmalarda İslamiyet’ten önce Orta Asya’da yaşayan Türklerin heykel ve oyma süslemeler eserlerine rastlanmıştır Bu eserlerde Çin ve Hint sanatının izleri görülmektedir Ancak İslam dininin heykeltıraşlık sanatına müsaade etmemesi, Müslümanlar ve Türkler arasında ahşap oymacılığı sanatında ilerlemelerine yol açmıştır

Türklerin Müslümanlığı kabul etmelerinden sonra oyma sanatı daha çok Türkistan’da gelişim göstermiştir Sonraları Büyük Selçuklu Devleti’nin hakim olduğu ülkelerde meydana getirdikleri mimari eserlerin tezyinatında da oyma işçiliğine geniş yer verilmiştir Oyma sanatı özellikle Türkmenistan' da uzun yıllar kalıcı olmuştur Daha sonra Selçuklular saray, cami, mescid ve külliye gibi yapılarda süsleme amaçlı olarak kullanmışlardır

Anadolu Selçukluları devrinde çini tezyinatına önem verilmekle beraber, oyma sanatı da ehemmiyetini muhafaza etmiş ve Erzurum, Harput, Beyşehir, Konya gibi büyük merkezlerde bu sanatın en güzel örnekleri meydana getirilmiştir Yalnız bu devirde tezyini motiflerine sas karakterlerini çini süslemelerinde olduğu gibi daha ziyade geometrik şekiller teşkil etmiştir

Abanoz, ceviz, elma, armut, sedir, gül ağacı, çam vb gibi ağaçlar üzerine oyma, kakma, boyama, çatma (kükdekari) ve çakma (kafisi işi) gibi tekniklerle bezenmiş ahşap örnekleri Selçuklu Dönemi’nde bu alanda üstün bir düzeye ulaşıldığını ortaya koymaktadır Düz satıhlı derin oyma, yuvarlak satıhlı derin oyma, eğri kesim, şebekeli oyma (ajur) gibi oyam teknikleriyle süslenmiş parçalar; düz satıhlı kakma ve kabartmalı kakma gibi kakma ve kabartmalı kakma gibi kakma teknikleriyle dekore edilmiş örnekler, düz yüzeyli boyama, kabartmalı yüzeyli boyama gibi boyama teknikleri ve kündekari, yalancı kündekari gibi çatma teknikleriyle yapılmış eserler her tekniğin zengin bir repertuar bulunduğuna işaret etmektedir
Bıçak, yüzeyden zemine doğru dik tutarak çalışılan düz satıhlı derin oyma, bıçak kullanarak serbest el hareketleriyle uygulanan ve yüzeyin yuvarlak olmasına özen gösterilen yuvarlak satıhlı derin oyma, yüzey daha derin oyularak zeminin belli parçaları çıkarılarak yapılan, dantel görünümü veren şebekeli derin oyma (ajur) ile bezenmiş paçalar ustaların el maharetini belgelemektedir

Osmanlı İmparatorluğu zamanında ise ağaç oyma sanatı en yüksek seviyesine ulaşmıştır Rumi ve hatai dediğimiz çiçek, nebat ve hayvanların stilize edilmesinden meydana gelen tezyini motifler kullanılmıştır Mimari eserlerin iç ve dış kısımları bu sanatın ustaları tarafından bezenmiştir

Başlıca uygulama alanları da cami ve türbelerin mihrab ile minberleri, cami ve medreselerde kullanılan rahleler,Kral tahtları, mezar taşları, kapı, pencere, dolap kapakları,iskemleler, mücevher kutuları, ahşap beşikler,sofra altlıkları,oyma bezemeleri, çeşmeler, sandıklar olmuştur Evlerde kullanılan çekmece, sandık gibi eşyaların süslemelerini, çeşitli mimari eserlerin iç kısımlarına yazı yazan hattatların yazılarını tahta üzerine tatbik edenler de bu sanatın üstatlarıdır

Osmanlı İmparatorluğu devrinde tahta oymacılığına naht denirse de bu sanatın erbabına izafe edildiği söylenen “nahhât” tabirine kadim ehl-i hiref defterlerinde ve diğer kayıtlarda tesadüf edilmemiştir Bu sebepten ağaç oyma sanatkarlarına hususi bir isim verilip verilmediğini bilmiyoruz Türk oymacıları eserlerinde malzeme olarak en ziyade şimşir, ıhlamur, meşe ve ceviz ağaçlarından yararlanmışlardır

19Yüzyılda ahşap oyma sanatının kullanımı yaygınlaşmıştır Bitlis, Bursa, Gaziantep, İstanbul (Beykoz), ve Zonguldak gibi illerde ahşap ağırlıklı malzeme kullanılan sektörler ortaya çıkmıştır

Günümüzde ise, ahşap oyma ustalığı gün geçtikçe azalmış, cami minberlerinde kullanılan ahşap oyamların yerini, usta azlığından boyalı desenler almıştır Anadolu'nun bazı yerlerinde çok az sayıda kalmış ustalar tarafından icra edilmekte, bazı üniversitelerin heykel bölümlerinde ilgi toplamaktadır Ayrıca Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı Düzce El Sanatları Eğitim Merkezi'nde çalışmalar vardır

YAPILIŞI

Tahta Seçimi

Ağaç oymacılığı kolay ve masrafsız yapılabilen bir sanattır Öncelikle tahta seçimi yapılır Tahta seçiminde ağacın genel özelliklerine göre çeşitli faktörler etkindir Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

1- Ağaçların sertlikleri, ağırlıkları bir birinin aynı değildir
2- Bir kısım ağaçlar kolay kesilir, rendelenir ve boyanır
3- Bir kısım ağaçlar çabuk bükülür ya da bükülmez
4- Bazı ağaçların üzerleri pürüzlenir, tiftiklenir

Ayrıca seçilen ağaçlarda incelik, kalınlık ve ağacın damarlarının (liferinin) akış istikametine, üzerindeki beneklerin küçüklük ve büyüklüğüne, açıklık ve koyuluk rengine de önem verilirse yapılan oyma işini göze daha hoş görülür

Kıl Testerenin Kullanılışı

Tahtaya çizilen motifin çevre kesiminin dışında kalan yerlerin kesim işlemi gayet kolaydır Ancak motifin iç kısımlarında kalan yerleri kesebilmek için kıl testerenin geçebileceği kadar bir deliğin açılması icap eder

El matkabı yardımı ile delik açılır Kıl testeresi buradan geçirilip iyice gerdirilerek hazırlamış olan testere, kolu dik tutulmak suretiyle kesim işine hazırlanır

Testerenin dik tutulabilmesi için;

a- testerenin öne yatık olmamasına,
b- Testerenin arkaya doğru yatık olmamasına,
c- Testerenin sağa ve sola yatık olmamasına,
d- Testerenin el ile tutulan sapın üst mengenenin kesim yüzeyine düşey olmasına,
e- Testerenin arka gövde kısmının kola temas etmesine,
f- Omuzdan dirseğe kadar olan kol kısmının vücuda yapışık olmasına,
g- Dirsekten elimize kadar olan kısmın yukarı ve aşağı muntazam bir şekilde hareket ettirilmesine dikkat etmek gerekir

Tahtanın kesimi sırasında testerenin gerek tahtanın sertliğinden ve gerekse testerenin kullanma şekil hatasından dolayı bir ısınma meydana gelir Isınmadan ötürü testerenin hareketi ede olmadan ağırlaşır Bu ağırlaşmanın önüne geçmek için dolayısıyla elin hareket sahasını genişletmek maksadı ile tazgaha veya masaya sıkıştırılabilecek V harfi şeklinde yardımcı yedek tezgaha ihtiyaç duyulabilecektir

kulanılan biçaklar


bıçak ile köşe yuvarlatma


v  şeklindekanal açmaya yarayan alet


TÜRLERİ

Ağaç oymacılığını kesme oyma, yüzey oymacılığı ve tabii şekil oymacılığı diye 3 grupta inceleyebiliriz

1 Kesme Oyma (Düşey Kesme)(Dekupe)
: Bu tür çalışmalar bir masif veya kontraplağın her iki yüzeyinin aynı düşeyde kesilerek çıkartılmasıdırKeserek oymaya örnek; tuğra, sandalye sırtı vbBelli bir kalınlıktaki parça üzerine çizilen bir süslemenin kıl testeresi, fare kuyruğu testere, dekupaj testeresi ile boşaltarak yapılır Kafes yanları, ud göğüs tahtasının ses deliği örtüsü, dolap ve bazı mobilyalarda süslü çerçeve yüzeyleri yapımında kullanılır

Bu parçaların yüzü düz kalabildiği gibi tekrar üslubuna uygun oyulur Testere ile boşaltılarak yapılan bu oymalı şekiller bir yüzeye yapıştırılıp kullanılırsa bu parçanın ismi aplik, (Üstten yapıştırma) çalışma üslubuna aplike denir Aplike kolay bir çalışma usulüdür Aplik yapılacak resmin derinliği belirtilir, şekil kağıt üzerinden ağaç yüzeyine kopya edildikten sonra dış ve orta kısımlarından çıkacak kısımlar uygun testere ile boşaltılır Aynı aplik parçadan fazla lazım ise testerenin keseceği miktar kadar parça, aralarına kağıt konularak tutkallanır Tutkal kuruduktan sonra kesilir Dikkatli yapılırsa birleştirme işi tel çivi ile de yapılır

Kesilen parçalar bıçak veya düz kalemle ayrılır Altlarındaki kağıtlar temizlenir Parçaların kullanılacak yüzeyleri işaretlenir Çalışabilecek ölçüde bir ağaç üzerine bir ambalaj kağıdı tutkallanır Buraya parçaların altlarını fazla dışarıya çıkmayacak şekilde tutkal sürülüp daha önce işaret edilen yerlere konur Dikkatlice bir parça ile üzerinden sıkılır Tutkal kuruduktan sonra kenara taşan tutkallar temizlenir ve işlenirZımpara ve cila yapılacaksa bunlar tamamlanır Keskin sivri bir bıçak veya düz kalemle kaldırılır Altları temizlenip lüzumlu yerlere tutkal veya çivilerle tespit edilir


2 Yüzey Oymacılığı (Röliyef): Ağaç yüzeyinden yalnız yapılacak motif veya şeklin ana hatlarıyla belli bir hareket vermek için kullanılırÜçgen veya U kalemiyle yapılabilir Bu çalışma cilalı, boyalı bir yüzeye yapılabildiği gibi ham bir yüzeyde işlendikten sonra gerekli boya-cila yapılmak suretiyle tamamlanır Gerekirse bu kalem çizgileri (Kanalları) renkli boya, yaldız vb ile değişiklik yapılabilir

İki şekilde incelenir:

a-Alçak yüzey oymacılığı (Alçak kabartma):Derinliği dış yüzeyden üç dört mm’yi geçmeyen rölyeflerdir Yapılacak motif-yaprak kenar süsü vesaire belli bir üslubun ana hatlarını kaybetmeden yapılmalıdır Aksi taktirde çalışma tarzı şahsiyetsiz bir sonuç vermesi her an mümkündür Temizlenmesi kolay ve cilalandıktan sonra kibar görünüşü sayesinde her zaman tatbik edilen bir tarzdır Derin olmayan oyma aralarındaki tozların daha kolay temizlenmesinden dolayı ayrıca tercih edilme imkanı sağlar

b-Yüksek yüzey oymacılığı (Yüksek kabartma): Sandık üzeri, koltuk işlemesi gibi rölyeflendirmelerAlçak yüzey çalışmalarının daha derin ve hareketli bir tarzıdır İşlenen motifler daha canlıdır En karakteristik örneği 19 yüzyılda meydana gelen gotik sitilinde görülür Bu gün bu üslupla çalışmalar yapmak pek pahalıya mal olacağı gibi kullanış itibariyle de oldukça güçtür Derin süsler arasında biriken tozları devamlı olarak temizlemek ağacın çeşitli yönlerden işlenmesi ile mukavemetini oldukça azalmış olacağından çok dikkatli kullanmayı gerektirir

* -Düz Satıhlı Derin Oyma : Bu grup ahşaplarda ahşap yüzeyi aynı seviyede düz bir satıh teşkil eder Motifler satıhtan derin oyma ile belirtilmiştir Aynı eserde bazı motiflerin bu teknikte, bazılarının da daha sonra tanıtılan “yuvarlak satıhlı derin oyma” ile işlendiğinin örnekleri boldur Ankara Alaaddin minberi ön cephesi kapı köşelikleri, (1197-98) , Malatya Ulu Camisi minberi (13 Asır), Kayseri Ulu Camisi minber kapısı rozetleri (1205), Amasya Burmalı Minare Camisinin minber kitabesi (13 Asır), Ankara Hacı Bayram Veli Türbesi kapısı (15Asır), Akşehir Kileci mescidi pencere kapakları (14-15 Asır) İlisra Ulu Camisi iç kapısı (14Asır), Ankara Ahi Şerafettin Sandukası (1350) bu tekniğe ait örnekler sunmaktadır

*-Yuvarlak Satıhlı Derin Oyma: Bilhassa kitabelerde, yazılarda, arabesk dekorda, çok zengin bir görünüş kazandıran ve en yaygın grup olan bu ahşap işçiliğinde reliefler engebeli yuvarlak bir satıh meydana getirmek üzere işlenmiştir Bazı örneklerde kabartmalar çok yüksektir ve ajur işçiliği etkisini verir İslam sanatında ilk bol örneklerini 11 asır Fatimi ahşap işçiliğinde gördüğümüz Anadolu’da her devir ve bölgede, çeşitli tip malzemede kullanılan yuvarlak satıhlı derin oyma tekniği için şu örnekleri sayabiliriz Siirt Ulu camisinin minberi yazıları (13 Asır başı), Ankara Kızılbey Camisi kapısında (13Asır), Kızılbey Camisi tahtı (3Keyhüsrev 1264-83 Ankara Etnografya Müzesinde), Ankara Aslanhane camisi minberi kapı yanları (1289), Divriği Ulu Camisi Minberi yazıları (1228-29), Kaykavus rahlesi (İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesi), Birgi Ulu Camisinin pencere kanatlarından bazıları


*- Çift Katlı Rölyef Tekniği: Bilhassa kitabelerde, yazılarda kullanılan ve çok zengin bir görünüşü olan bu teknikte daha önce bahsi geçen iki relief tekniği bir arada kullanılmıştır Genellikle altta kalan, arabeskler veya spiraller meydana getiren dekor düz satıhlı derin oyma ile, üstteki yazı dekoru ise yuvarlak satıhlı derin oyma ile işlenmiştir Ankara Alaattin Camisi minberi kitabesi buna göre güzel bir örnek teşkil eder

*- Eğri Kesim Tekniği (Mail Kesim Tekniği): Avrasya menşeli olan ve Orta Asya İskit ahşap, metal, kemik işçiliğinde gelişen bu teknik Samarra’daki Türk askerleri kanalıyla 9asır Abbasi ahşap ve alçı işçiliğinde, 11 asır Gazne ahşap işçiliğine girerek İslam sanatına intikal etmiştir İran Selçuklularının alçı, Anadolu Selçukluların da figürlü taş işçiliğinde çok görülen bu teknik, Anadolu ahşap işçiliğinde daha ziyade erken örneklerde stilize yarım palmet motifleriyle dikkatleri çeker Bu teknikte reliefli satıhlar derine birbirini kesen satıhlara iner Ermenek Sare Hatun (12Asır) minberlerinde yan aynalıklardaki geometrik kafesin iç dolguları Aksaray Ulu Camisi minberinde pabuçluk kısmının etrafındaki bordürde ucu volütlü yarım palmetlerin teknikte işlendiği dikkatleri çeker

Abbasi halifelerinden 9 asırda kurduğu Samarra şehri stuk tezyinatının büyük bir kısmında görülen ve Orta Asya hayvan üslubunun tekniği olduğu için Samarra’da önemli bir unsur teşkil eden rağbet bulmuştur ProfR Ettinghausen, ilgi çekici ve etraflı bir teknik yazısında, mail kesimin Irak, Suriye, İran, Mısır, Filistin, Afganistan, Anadolu ve Kuzey Afrika’da 10-14, asra kadar uzanan çeşitli örneklerini göstermiştir Bu üslubun geçirdiği safha ve değişimleri de izah etmiştir Prof Ettinghausen Anadolu’dan örnek olarak, bugün Ankara Etnografya müzesinde bulunan Malatya Ulu Camii Mimberini vermektedir

Malatya Ulu Camii Mimberine birkaç Anadolu mimberini daha katmak mümkündür Samarra mail kesim üslubunu en saf bir şekilde aksettiren ve sathi işleniş, motifler arasında meydana gelen tamamlayıcı şekillerle bu üsluba en yakın örnek ise, şimdilik taş üzerinde tek örnek olarak bilinen Konya Surunun şöhretli (melek) figürlerinin başındaki taçtır Bu desende zemin diye bir şey kalmamıştır Zemin tamamlayıcı şekiller halinde desene katılmıştır

“Hakiki” Samarra üslubunun Anadolu’daki bu tek temsilcisinin yanında diğer eserler, Samarra üslubunun değişmiş bir merhalde göterirlerMail bir kesim ile derin kesim adeta ayrı bir ağaç oyma üslubunu yaratarak birleşiyorlar Kayseri Lala Paşa Camii mimberinden bir bordürle orta eksen üzerindeki palmetler ve onları çerçeveleyen ne uzayıp giden rumilerden meydana gelen örnekte konturlar derin olmakla beraber zemin görülmemektedir Buna karşılık rumi ve palmetlerin üst satıhları tamamen yivlenip dilimlenerek her biri kendi başına plastik değer kazanan bir gövdecilik olarak Harput (Elazığ) daki Sareh Hatun Camii Mimberinin yan satıhları, Malatya Ulu Camii mimberi gibi geniş şeritlerle çeşitli poligono sahacıklara ayrılmıştır Malatya mimberinde dörtgen olan satıhlara karşılık Sareh Hatun mimberinde sahacıklar beşgen ve altıgendir Malatya mimberinde dört saha birleşip kendilerini çeviren geniş şeritler etrafında bir büyük poligon meydana getirirken Sareh Hatun Mimberinde altı tane beşgen, ortadaki daha büyük bir altıgen etrafında birleşerek gruplar teşkil ederler
Bütün bu eserler 12 asra Anadolu Selçuklu sanatına aittir Anadolu’da bu devirde Samarra mail kesim üslubunu kendine has bir tarzda geliştiren ve oldukça kapalı bir bütün teşkil eden bir ağaç oymacılığı üslubu olduğu tahmin edilebiliyor Misallerin çoğaltılarak bu üslubun bütün özellikleri ile ortaya çıkıp tanınması çok arzu edilen bir çalışma olacaktır

3 Tabii Şekil Oymacılığı: Bu tür oymacılık daha ziyade heykel traşçılığa girmektedir(Üç boyutlu oyma;heykel, kaşık, müzik aleti gibi yontular)En güç ağaç oyma tekniğidir Tabii şekil oyması yapabilmek için yeteri kadar anatomi ve biyoloji bilgisine sahip olmak şarttırÇünkü bu oyma, bir heykel oymacılığı demektir İşlenecek konu tabiattaki şekline uygun karakter ve canlılıktadır Üç ölçüsü de mevcuttur

Kadim Devletlerinden Asurlular ve Mısırlılardan yirminci asra kadar uzun asırlar içinde sanatkarlar devlet büyüklerinin saraylarını mobilyalarını şahlarına uyacak şekilde süsleyebilmek kaygısı içinde bu tekniği imkan nispetinde kullanmışlardır Örneğin eski mısır sandalyesinde çeşitli hayvan ve insan başlı ayaklar, mobilya tacı olarak kral ve kraliçenin heykelleri, çeşitli harp sahneleri bu devirde gördüğünüz gibi bundan sonraki devirlerde de mobilya ve mimaride sütun başlıkları insan şeklindeki sütunlar (Karyetit) dini ve çeşitli mitolojik sahneler çok işlenmiş olduğundan bugün bile zengin sanatseverlerin evinde ve müzelerdeki tarihi mobilyalarda görmekteyiz

4 Makine Oymacılığı: El oymacılığının uzun zaman alması ve maliyetinin yüksek olmasından dolayı bu sahada da makineleşmeye gidilmiştir
a Kopya (Pantograf) makinesinde yapılan oyma:

İstenilen oyma şekli kalıp yardımıyla Pantograf makinesi ile yüzeye işlenmektedir Kısa zamanda daha çok oyma işi gerçekleşmektedir Son zamanlarda gelişmiş bilgisayarlı Pantograf makinelerini görmekteyiz

b Baskı (Pres) oymacılık :

Oyma şekilleri makinenin oyulacak yerleri presleyip ezmesiyle meydana gelmektedir Şekiller yüksekte oyulacak kısım derinde kalır Pres oyma metoduyla aplik şeklinde çiçek yaprak vb şekillerde üretilmektedir Bu motifler istenilen yüzeylere çivi veya tutkalla monte edilebilir


5 Plastik Oymalar: Özel döküm polyesteriyle yapılan oymalardır Ayrı bir ustalık isteyen iştir Piyasada bu sahada çalışan sanayi kolları bulunmaktadır Başlı başına bir sektördür Plastik oymaların yapılışı aşağıdaki gibidir:

Önce ağaç üzerine şekil oyulur, oyulan bu şekil kalıp olarak kullanılır, şeklin düzgün çıkması için oyulan kalıp verniklenir Vernik kuruduktan sonra üzerine kalıp ayırıcı sürülür Daha sonra hazırlanmış döküm polyesteri karışımı kalıp üzerine dökülür Belli bir süre sonra kalıptan ayrılır Kalıptan ayrılan polyesterden elde edilen şekil bizim esas kalıbımızdır Ayırma sırasında bozulan yerler varsa tamir edilerek kalıp kullanılmaya hazır hale getirilir Esas kalıbın üzerine kalıp ayırıcı sürülür belli bir süre sonra üzerine hazırlanmış olan döküm polyesteri dökülür Polyester cam elyafı ile takviye edilebilir Bu şekilde daha dayanıklı ve sağlam olur Polyesterin donmasından belli bir süre sonra sökülür Böylece istenilen şekil elde edilmiş olur


Çevrimdışı kardelen

  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 4155
  • Puan 25
  • Cinsiyet: Bayan
    • Profili Görüntüle
Ynt: AHŞAP OYMACILIĞI NEDİR?
« Yanıtla #1 : 05 Ekim 2013, 20:35:27 »
TÜRLERİ

Ağaç oymacılığını kesme oyma, yüzey oymacılığı ve tabii şekil oymacılığı diye 3 grupta inceleyebiliriz

1 Kesme Oyma (Düşey Kesme)(Dekupe)
: Bu tür çalışmalar bir masif veya kontraplağın her iki yüzeyinin aynı düşeyde kesilerek çıkartılmasıdırKeserek oymaya örnek; tuğra, sandalye sırtı vbBelli bir kalınlıktaki parça üzerine çizilen bir süslemenin kıl testeresi, fare kuyruğu testere, dekupaj testeresi ile boşaltarak yapılır Kafes yanları, ud göğüs tahtasının ses deliği örtüsü, dolap ve bazı mobilyalarda süslü çerçeve yüzeyleri yapımında kullanılır

Bu parçaların yüzü düz kalabildiği gibi tekrar üslubuna uygun oyulur Testere ile boşaltılarak yapılan bu oymalı şekiller bir yüzeye yapıştırılıp kullanılırsa bu parçanın ismi aplik, (Üstten yapıştırma) çalışma üslubuna aplike denir Aplike kolay bir çalışma usulüdür Aplik yapılacak resmin derinliği belirtilir, şekil kağıt üzerinden ağaç yüzeyine kopya edildikten sonra dış ve orta kısımlarından çıkacak kısımlar uygun testere ile boşaltılır Aynı aplik parçadan fazla lazım ise testerenin keseceği miktar kadar parça, aralarına kağıt konularak tutkallanır Tutkal kuruduktan sonra kesilir Dikkatli yapılırsa birleştirme işi tel çivi ile de yapılır

Kesilen parçalar bıçak veya düz kalemle ayrılır Altlarındaki kağıtlar temizlenir Parçaların kullanılacak yüzeyleri işaretlenir Çalışabilecek ölçüde bir ağaç üzerine bir ambalaj kağıdı tutkallanır Buraya parçaların altlarını fazla dışarıya çıkmayacak şekilde tutkal sürülüp daha önce işaret edilen yerlere konur Dikkatlice bir parça ile üzerinden sıkılır Tutkal kuruduktan sonra kenara taşan tutkallar temizlenir ve işlenirZımpara ve cila yapılacaksa bunlar tamamlanır Keskin sivri bir bıçak veya düz kalemle kaldırılır Altları temizlenip lüzumlu yerlere tutkal veya çivilerle tespit edilir


2 Yüzey Oymacılığı (Röliyef): Ağaç yüzeyinden yalnız yapılacak motif veya şeklin ana hatlarıyla belli bir hareket vermek için kullanılırÜçgen veya U kalemiyle yapılabilir Bu çalışma cilalı, boyalı bir yüzeye yapılabildiği gibi ham bir yüzeyde işlendikten sonra gerekli boya-cila yapılmak suretiyle tamamlanır Gerekirse bu kalem çizgileri (Kanalları) renkli boya, yaldız vb ile değişiklik yapılabilir

İki şekilde incelenir:

a-Alçak yüzey oymacılığı (Alçak kabartma):Derinliği dış yüzeyden üç dört mm’yi geçmeyen rölyeflerdir Yapılacak motif-yaprak kenar süsü vesaire belli bir üslubun ana hatlarını kaybetmeden yapılmalıdır Aksi taktirde çalışma tarzı şahsiyetsiz bir sonuç vermesi her an mümkündür Temizlenmesi kolay ve cilalandıktan sonra kibar görünüşü sayesinde her zaman tatbik edilen bir tarzdır Derin olmayan oyma aralarındaki tozların daha kolay temizlenmesinden dolayı ayrıca tercih edilme imkanı sağlar

b-Yüksek yüzey oymacılığı (Yüksek kabartma): Sandık üzeri, koltuk işlemesi gibi rölyeflendirmelerAlçak yüzey çalışmalarının daha derin ve hareketli bir tarzıdır İşlenen motifler daha canlıdır En karakteristik örneği 19 yüzyılda meydana gelen gotik sitilinde görülür Bu gün bu üslupla çalışmalar yapmak pek pahalıya mal olacağı gibi kullanış itibariyle de oldukça güçtür Derin süsler arasında biriken tozları devamlı olarak temizlemek ağacın çeşitli yönlerden işlenmesi ile mukavemetini oldukça azalmış olacağından çok dikkatli kullanmayı gerektirir

* -Düz Satıhlı Derin Oyma : Bu grup ahşaplarda ahşap yüzeyi aynı seviyede düz bir satıh teşkil eder Motifler satıhtan derin oyma ile belirtilmiştir Aynı eserde bazı motiflerin bu teknikte, bazılarının da daha sonra tanıtılan “yuvarlak satıhlı derin oyma” ile işlendiğinin örnekleri boldur Ankara Alaaddin minberi ön cephesi kapı köşelikleri, (1197-98) , Malatya Ulu Camisi minberi (13 Asır), Kayseri Ulu Camisi minber kapısı rozetleri (1205), Amasya Burmalı Minare Camisinin minber kitabesi (13 Asır), Ankara Hacı Bayram Veli Türbesi kapısı (15Asır), Akşehir Kileci mescidi pencere kapakları (14-15 Asır) İlisra Ulu Camisi iç kapısı (14Asır), Ankara Ahi Şerafettin Sandukası (1350) bu tekniğe ait örnekler sunmaktadır

*-Yuvarlak Satıhlı Derin Oyma: Bilhassa kitabelerde, yazılarda, arabesk dekorda, çok zengin bir görünüş kazandıran ve en yaygın grup olan bu ahşap işçiliğinde reliefler engebeli yuvarlak bir satıh meydana getirmek üzere işlenmiştir Bazı örneklerde kabartmalar çok yüksektir ve ajur işçiliği etkisini verir İslam sanatında ilk bol örneklerini 11 asır Fatimi ahşap işçiliğinde gördüğümüz Anadolu’da her devir ve bölgede, çeşitli tip malzemede kullanılan yuvarlak satıhlı derin oyma tekniği için şu örnekleri sayabiliriz Siirt Ulu camisinin minberi yazıları (13 Asır başı), Ankara Kızılbey Camisi kapısında (13Asır), Kızılbey Camisi tahtı (3Keyhüsrev 1264-83 Ankara Etnografya Müzesinde), Ankara Aslanhane camisi minberi kapı yanları (1289), Divriği Ulu Camisi Minberi yazıları (1228-29), Kaykavus rahlesi (İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesi), Birgi Ulu Camisinin pencere kanatlarından bazıları


*- Çift Katlı Rölyef Tekniği: Bilhassa kitabelerde, yazılarda kullanılan ve çok zengin bir görünüşü olan bu teknikte daha önce bahsi geçen iki relief tekniği bir arada kullanılmıştır Genellikle altta kalan, arabeskler veya spiraller meydana getiren dekor düz satıhlı derin oyma ile, üstteki yazı dekoru ise yuvarlak satıhlı derin oyma ile işlenmiştir Ankara Alaattin Camisi minberi kitabesi buna göre güzel bir örnek teşkil eder

*- Eğri Kesim Tekniği (Mail Kesim Tekniği): Avrasya menşeli olan ve Orta Asya İskit ahşap, metal, kemik işçiliğinde gelişen bu teknik Samarra’daki Türk askerleri kanalıyla 9asır Abbasi ahşap ve alçı işçiliğinde, 11 asır Gazne ahşap işçiliğine girerek İslam sanatına intikal etmiştir İran Selçuklularının alçı, Anadolu Selçukluların da figürlü taş işçiliğinde çok görülen bu teknik, Anadolu ahşap işçiliğinde daha ziyade erken örneklerde stilize yarım palmet motifleriyle dikkatleri çeker Bu teknikte reliefli satıhlar derine birbirini kesen satıhlara iner Ermenek Sare Hatun (12Asır) minberlerinde yan aynalıklardaki geometrik kafesin iç dolguları Aksaray Ulu Camisi minberinde pabuçluk kısmının etrafındaki bordürde ucu volütlü yarım palmetlerin teknikte işlendiği dikkatleri çeker

Abbasi halifelerinden 9 asırda kurduğu Samarra şehri stuk tezyinatının büyük bir kısmında görülen ve Orta Asya hayvan üslubunun tekniği olduğu için Samarra’da önemli bir unsur teşkil eden rağbet bulmuştur ProfR Ettinghausen, ilgi çekici ve etraflı bir teknik yazısında, mail kesimin Irak, Suriye, İran, Mısır, Filistin, Afganistan, Anadolu ve Kuzey Afrika’da 10-14, asra kadar uzanan çeşitli örneklerini göstermiştir Bu üslubun geçirdiği safha ve değişimleri de izah etmiştir Prof Ettinghausen Anadolu’dan örnek olarak, bugün Ankara Etnografya müzesinde bulunan Malatya Ulu Camii Mimberini vermektedir

Malatya Ulu Camii Mimberine birkaç Anadolu mimberini daha katmak mümkündür Samarra mail kesim üslubunu en saf bir şekilde aksettiren ve sathi işleniş, motifler arasında meydana gelen tamamlayıcı şekillerle bu üsluba en yakın örnek ise, şimdilik taş üzerinde tek örnek olarak bilinen Konya Surunun şöhretli (melek) figürlerinin başındaki taçtır Bu desende zemin diye bir şey kalmamıştır Zemin tamamlayıcı şekiller halinde desene katılmıştır

“Hakiki” Samarra üslubunun Anadolu’daki bu tek temsilcisinin yanında diğer eserler, Samarra üslubunun değişmiş bir merhalde göterirlerMail bir kesim ile derin kesim adeta ayrı bir ağaç oyma üslubunu yaratarak birleşiyorlar Kayseri Lala Paşa Camii mimberinden bir bordürle orta eksen üzerindeki palmetler ve onları çerçeveleyen ne uzayıp giden rumilerden meydana gelen örnekte konturlar derin olmakla beraber zemin görülmemektedir Buna karşılık rumi ve palmetlerin üst satıhları tamamen yivlenip dilimlenerek her biri kendi başına plastik değer kazanan bir gövdecilik olarak Harput (Elazığ) daki Sareh Hatun Camii Mimberinin yan satıhları, Malatya Ulu Camii mimberi gibi geniş şeritlerle çeşitli poligono sahacıklara ayrılmıştır Malatya mimberinde dörtgen olan satıhlara karşılık Sareh Hatun mimberinde sahacıklar beşgen ve altıgendir Malatya mimberinde dört saha birleşip kendilerini çeviren geniş şeritler etrafında bir büyük poligon meydana getirirken Sareh Hatun Mimberinde altı tane beşgen, ortadaki daha büyük bir altıgen etrafında birleşerek gruplar teşkil ederler
Bütün bu eserler 12 asra Anadolu Selçuklu sanatına aittir Anadolu’da bu devirde Samarra mail kesim üslubunu kendine has bir tarzda geliştiren ve oldukça kapalı bir bütün teşkil eden bir ağaç oymacılığı üslubu olduğu tahmin edilebiliyor Misallerin çoğaltılarak bu üslubun bütün özellikleri ile ortaya çıkıp tanınması çok arzu edilen bir çalışma olacaktır

3 Tabii Şekil Oymacılığı: Bu tür oymacılık daha ziyade heykel traşçılığa girmektedir(Üç boyutlu oyma;heykel, kaşık, müzik aleti gibi yontular)En güç ağaç oyma tekniğidir Tabii şekil oyması yapabilmek için yeteri kadar anatomi ve biyoloji bilgisine sahip olmak şarttırÇünkü bu oyma, bir heykel oymacılığı demektir İşlenecek konu tabiattaki şekline uygun karakter ve canlılıktadır Üç ölçüsü de mevcuttur

Kadim Devletlerinden Asurlular ve Mısırlılardan yirminci asra kadar uzun asırlar içinde sanatkarlar devlet büyüklerinin saraylarını mobilyalarını şahlarına uyacak şekilde süsleyebilmek kaygısı içinde bu tekniği imkan nispetinde kullanmışlardır Örneğin eski mısır sandalyesinde çeşitli hayvan ve insan başlı ayaklar, mobilya tacı olarak kral ve kraliçenin heykelleri, çeşitli harp sahneleri bu devirde gördüğünüz gibi bundan sonraki devirlerde de mobilya ve mimaride sütun başlıkları insan şeklindeki sütunlar (Karyetit) dini ve çeşitli mitolojik sahneler çok işlenmiş olduğundan bugün bile zengin sanatseverlerin evinde ve müzelerdeki tarihi mobilyalarda görmekteyiz

4 Makine Oymacılığı: El oymacılığının uzun zaman alması ve maliyetinin yüksek olmasından dolayı bu sahada da makineleşmeye gidilmiştir
a Kopya (Pantograf) makinesinde yapılan oyma:

İstenilen oyma şekli kalıp yardımıyla Pantograf makinesi ile yüzeye işlenmektedir Kısa zamanda daha çok oyma işi gerçekleşmektedir Son zamanlarda gelişmiş bilgisayarlı Pantograf makinelerini görmekteyiz

b Baskı (Pres) oymacılık :

Oyma şekilleri makinenin oyulacak yerleri presleyip ezmesiyle meydana gelmektedir Şekiller yüksekte oyulacak kısım derinde kalır Pres oyma metoduyla aplik şeklinde çiçek yaprak vb şekillerde üretilmektedir Bu motifler istenilen yüzeylere çivi veya tutkalla monte edilebilir


5 Plastik Oymalar: Özel döküm polyesteriyle yapılan oymalardır Ayrı bir ustalık isteyen iştir Piyasada bu sahada çalışan sanayi kolları bulunmaktadır Başlı başına bir sektördür Plastik oymaların yapılışı aşağıdaki gibidir:

Önce ağaç üzerine şekil oyulur, oyulan bu şekil kalıp olarak kullanılır, şeklin düzgün çıkması için oyulan kalıp verniklenir Vernik kuruduktan sonra üzerine kalıp ayırıcı sürülür Daha sonra hazırlanmış döküm polyesteri karışımı kalıp üzerine dökülür Belli bir süre sonra kalıptan ayrılır Kalıptan ayrılan polyesterden elde edilen şekil bizim esas kalıbımızdır Ayırma sırasında bozulan yerler varsa tamir edilerek kalıp kullanılmaya hazır hale getirilir Esas kalıbın üzerine kalıp ayırıcı sürülür belli bir süre sonra üzerine hazırlanmış olan döküm polyesteri dökülür Polyester cam elyafı ile takviye edilebilir Bu şekilde daha dayanıklı ve sağlam olur Polyesterin donmasından belli bir süre sonra sökülür Böylece istenilen şekil elde edilmiş olur

Ahşap Oyma Sanatında Kullanılan İşleme Teknikleri

Kakma: Kakmacılık Oyulabilecek nitelikteki herhangi bir malzeme üzerine, istenilen şekillerde oyarak açılan yuvalara, diğer bir maddeden oyulan şeklin aynısından kesilmiş parçaların kakarak yerleştirilmesi işi Tahtanın bazı kısımlarını oyarak bu oyulan kısımlara daha kıymetli başka bir madenden veya maddeden oyulan şekle göre kesilmiş parçaların gömülmesi suretiyle kakma işi gerçekleşirÜzerinde kakma olan eserler, vazifelerine göre mimari yapılarda yer alırlar Bir camide kapı kanatları, pencere kanatları, minber, kürsü, rahle gibi ahşap kısımlarda tahta üzerine sedef, fildişi, bağa kakma olarak görüldüğü gibi; yine minber, mihrap, kürsü ve duvarlarda mermer veya taş üzerine aynı maddenin diğer renkleri veya başka maddeler kakılarak yapılmış işler de görmek mümkündürEskiden tabaka, çubuk, baston gibi bazı eşyalar hep kakma ile süslenirdi Kakma çeşitlerine göre bunlara, altın, gümüş, sedef veya fildişi kakmalı denilirdi Bıçak, kılıç, kama, kalkan ve tüfek gibi silahların da üzerine altın kakma ile süsler yapılırdı

Boyama
Kündekâriz
Kabartma-oyma,
Kafes: (Afur Tekniği): Bilhassa minberlerin korkuluk, bazen de taç kısımlarında görülen bu teknik, ahşap kirişlerin geometrik üçgenler, yıldızlar vb meydana getirecek şekilde bir araya çakılması ile elde edilir Bu ahşap işçiliği de iki grupta toplamak mümkündür

*Sade Kafes Tekniği: Bu örnekler daha yaygındır Çatma kafesin arasına süsleyici başka bir parça katılmaz Ankara kızılbey, Aslanhane, Ahielvan, Beyşehir Eşrafoğlu, Birgi Ulu Camisi, Mimber korkuluklarında, Ürgüp Taşkınpaşa Mimberi Aynalığında, Kayseri Lala Paşa Camisi Yan aynalıklarında bu tekniğe ait çeşitli örnekler görmekteyiz
*Arası Dolgulu Kafes Tekniği: Bu grup kafes işçiliğinde ahşap kirişlerin arasına içi arabesk dolgulu çokgenler, yıldızlar girer Böylece kafesler daha zengin bir görünüm kazanır Ankara Alaattin, Divriği Ulu, Kayseri Huand Hatun, Çorum Ulu Camisi Korkuluğunda çokgenlerin içiçe girmesi ile daha zengin bir kompozisyon mevcuttur
alıntı..

 

Her hakkı saklıdır - Forumda yazılan mesajlarla ilgili sorumluluk yazarlarına aittir.
Güzel Tablo

İnternetteki en güzel tablo ve resimleri bulabileceğiniz kaynak - güzel yağlı boya tablo